Denizli'de 26 Yaşındaki Genç Hayatına Son Verdi
Denizli'de 26 Yaşındaki Genç H...
14:14Denizli'de yaşlı kadın evinde ölü bulundu
Denizli'de yaşlı kadın evinde...
09:31Denizli’de Hayatını Kaybeden Madenci Dualarla Uğurlandı
Denizli’de Hayatını Kaybeden M...
16:22Denizli’de Maden Göçüğünden Müjdeli Haber: 2 İşçi de Sağ Ola...
Denizli’de Maden Göçüğünden Mü...
Kaynak Tekstil Genel Müdürü Ercüment İzkaya, “Tekstil sektörü ayakta ama ruhen hasta. Gerçeklerle yüzleşmeden toparlanma mümkün değil,” dedi.
Bilal bey
EDİTÖR
Giriş: 26.05.2025 - 08:52
Güncelleme: 26.05.2025 - 08:52
Türkiye’nin ihracatının lokomotif sektörlerinden tekstil ve hazır giyim, son yıllarda yapısal sorunlarla mücadele ediyor. Kaynak Tekstil Genel Müdürü Ercüment İzkaya, tekstil sektörünün durumunu sert bir şekilde eleştirdi ve önemli uyarılarda bulundu. İzkaya, sektörün gerçeklerden uzak, süslü bir algıyla ayakta tutulmaya çalışıldığını belirterek, “Bizim sektör Andersen’in masalına döndü: Kral çıplak! Herkes kralın üzerinde muhteşem bir kıyafet olduğunu söylüyor… Ama ortada kıyafet falan yok,” dedi.
Ercüment İzkaya’ya göre sektör, aynı döngü içinde kalarak kendi kendini kandırıyor. Fason üretime dayalı yapı, düşük kar marjı ve tasarım eksikliği gibi sorunlar görmezden geliniyor.
“Hepimiz Türk tekstilinin çok kaliteli olduğunu, dünya markalarıyla yarıştığını söylüyoruz. Ama üretimimizin önemli bir kısmı fason. Marka biz değiliz. Kar marjı düşük, tasarım gücü sınırlı. Yani kral çıplak ama kimse cesaret edip bunu söylemiyor,” diyen İzkaya, eleştirilerini sürdürüyor.
Pandemi sonrası kısa süreli bir toparlanma yaşansa da, 2022’den itibaren Türk tekstil sektörü yeniden duraklama dönemine girdi. Hammadde maliyetleri, döviz kuru baskısı, ihracatta rekabet ve iç pazarda daralan talep üreticileri zora sokuyor.
İzkaya, bu sürecin geçici bir dalgalanma olmadığını vurguluyor:
“Tekstil sektöründe küçük kırılmalar değil, ciddi pay kayıpları var. Bu kırılmalar artıyor. Ben bu kırılmanın devam edeceğine inanıyorum. Çok parlak günler beklemiyorum. Elbette yanılmak isterim, ama gerçekler ortada” diye konuştu.
Sektörün sürdürülebilir bir yapıya kavuşabilmesi için üç temel dönüşüme ihtiyaç olduğunu belirten İzkaya, bunları şöyle sıralıyor:
"Yıllardır fason üretimle dünya devlerine çalışıyoruz ama etiket bizim değil. Kendi markalarımıza yatırım yapmalı, katma değerli ürün üretimine yönelmeliyiz."
"Bugünün dünyasında rekabet yalnızca üretim kapasitesiyle değil, tasarım ve inovasyonla kazanılıyor. Sadece dikiş makinesiyle değil, beyin gücüyle fark yaratmalıyız."
"Herkes birbirine 'her şey çok güzel' diyor ama bu yanılsama artık sektöre zarar veriyor. Gerçeklerle yüzleşmeden iyileşme mümkün değil. O çocuğun 'kral çıplak' dediği anı yaşamalıyız."
İzkaya, tekstil sektörünün yapay iyimserlikle ayakta tutulduğunu, ancak içeride ciddi bir moral ve vizyon krizi yaşandığını söylüyor:
“Sektör dışarıdan bakıldığında üretime devam ediyor gibi görünüyor. Ama içeride ruhen hasta bir yapı var. Yenilenme, değişim ve eleştiriye açık bir sektör kültürü gelişmeden bu gidişatın değişeceğini sanmıyorum,” dedi.
BİR CEVAP YAZ
E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir