Denizli'de 26 Yaşındaki Genç Hayatına Son Verdi
Denizli'de 26 Yaşındaki Genç H...
14:14Denizli'de yaşlı kadın evinde ölü bulundu
Denizli'de yaşlı kadın evinde...
09:31Denizli’de Hayatını Kaybeden Madenci Dualarla Uğurlandı
Denizli’de Hayatını Kaybeden M...
16:22Denizli’de Maden Göçüğünden Müjdeli Haber: 2 İşçi de Sağ Ola...
Denizli’de Maden Göçüğünden Mü...
Denizli Sanayi Odası (DSO) Yönetim Kurulu Başkanı Selim Kasapoğlu, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) ekim ayı Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında aldığı 100 baz puanlık faiz indirimi kararına ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. Kasapoğlu, politika faizinin düşmesine rağmen reel sektöre yansıyan kredi faizlerinin hâlâ yüksek olduğunu belirterek, “Bugün politika faizi yüzde 39,5’e düşmüş olabilir; ancak reel sektöre yansıyan kredi faizleri yüzde 49’un üzerinde seyretmektedir. Bu fark, işletmelerin yatırım planlarını ertelemelerine ve üretim kapasitelerinin baskı altına girmesine neden olmaktadır.” ifadelerini kullandı.
Bilal bey
EDİTÖR
Giriş: 24.10.2025 - 11:05
Güncelleme: 24.10.2025 - 11:05
KREDİYE ERİŞİM KOLAYLAŞMADAN İNDİRİM KARARLARI SAHAYA YANSIMIYOR
Faiz indiriminin olumlu bir adım olduğunu ancak reel sektörün finansmana erişiminde ciddi sıkıntılar yaşandığını vurgulayan DSO Başkanı Selim Kasapoğlu, “Faiz indirimi kararlarını memnuniyetle karşılıyoruz; ancak krediye erişim kolaylaşmadığı sürece bu indirimlerin sahada bir karşılığı olmuyor. Bankaların kredi büyüme sınırları reel sektörü zorlamaya devam ediyor.” dedi.
KOBİ’LER FİNANSMANA ULAŞAMIYOR
Kasapoğlu, özellikle KOBİ’ler ve ihracatçı firmalar için finansman kaynaklarına erişimin neredeyse imkânsız hale geldiğini belirtti. “Bir yıl sonrası için enflasyon beklentisi yüzde 20’nin altında iken, yaklaşık 50 puanlık piyasa faizi yüksek bir reel faiz yaratmaktadır. Bu durum, yatırım iştahını azaltıyor, üretimi ve istihdamı baskılıyor.” diye konuştu.
ÜRETİCİ KREDİLERİ AYRIŞTIRILMALI
Sanayicilerin uzun süredir dile getirdiği önemli bir talebi hatırlatan Kasapoğlu, üretici kredilerinin tüketici kredilerinden ayrıştırılması gerektiğini vurguladı:
“Üretim ekonomisinin sürdürülebilirliği için, üretici kredilerinin tüketici kredilerinden ayrıştırılması artık kaçınılmaz hale gelmiştir. Reel sektörün ihtiyaçlarına özel, uzun vadeli, düşük maliyetli ve üretim odaklı bir kredi sistemine geçilmesi gerekmektedir.”
ASIL BELİRLEYİCİ, REEL FAİZ DÜZEYİ
Kasapoğlu, Merkez Bankası’nın önümüzdeki dönemde alacağı kararları sahadaki fiili finansman koşullarını dikkate alarak şekillendirmesi gerektiğini ifade etti. “Çünkü üretici için asıl belirleyici olan, kâğıt üzerindeki oran değil; bankadan ulaşabildiği reel faiz düzeyidir.” dedi.
ÜRETİM GÜCÜNÜ KORUMAZSAK, BÜYÜME DE SÜRDÜRÜLEMEZ
Açıklamasının sonunda üretim ve istihdamın önemine dikkat çeken Kasapoğlu, “Reel sektör olarak, üretimin, ihracatın ve istihdamın sürdürülebilirliği için sanayicinin üzerindeki faiz yükünün hafifletilmesini ve finansmana erişimin kolaylaştırılmasını bir kez daha güçlü biçimde vurguluyoruz. Türkiye ekonomisinin dayanıklılığı üretim gücüne bağlıdır; üretim gücünü koruyamazsak, büyümenin ve ihracatın sürdürülebilirliğini konuşamayız.” ifadelerini kullandı.
BİR CEVAP YAZ
E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir