Denizli'de 26 Yaşındaki Genç Hayatına Son Verdi
Denizli'de 26 Yaşındaki Genç H...
14:14Denizli'de yaşlı kadın evinde ölü bulundu
Denizli'de yaşlı kadın evinde...
09:31Denizli’de Hayatını Kaybeden Madenci Dualarla Uğurlandı
Denizli’de Hayatını Kaybeden M...
16:22Denizli’de Maden Göçüğünden Müjdeli Haber: 2 İşçi de Sağ Ola...
Denizli’de Maden Göçüğünden Mü...
Üriner İnkontinans nedir?
Üriner inkontinans “sosyal ya da hijyenik problem haline gelen ve objektif olarak gösterilebilen istemsiz idrar kaçırma durumu” olarak tanımlanırken 2002 yılında son terminoloji raporunda “ her türlü idrar kaçırma yakınması” olarak tanımlanmıştır.
Alt tipleri ve nedenleri nelerdir?
Değerlendirmede neler yapılır?
Dikkatli değerlendirme ve inkontinansın nedenlerinin belirlenmesi uygun ve başarılı uygulamalar için ilk adımdır. Değerlendirme hikaye alınması ve fizik muayeneyi kapsar.
Hikaye, hastanın genel sağlık durumu, özgeçmiş ve soy geçmiş özellikleri, yaşam tarzı ve alışkanlıklar (sigara, sıvı alımı vs), geçirilen cerrahiler, tuvalet alışkanlığının durumu, gebelik ve doğum sayısı, doğum şekilleri, bel veya kalça ağrısının varlığı, vajinismus varlığı ve cinsel yaşamı sorgulanmaktadır.
Fiziksel muayenede, genito-üriner sistem üzerinde yoğunlaşılmaktadır. Pelvik taban muayenesi önemli olup hastada pelvik taban kaslarının değerlendirilmesi ve öksürme gibi zorlu aktivite sırasında idrar kaçırma durumunun varlığı incelenir.
Fizyoterapide tedavi olarak neler uygulanır?
Üriner inkontinans tedavisinde kasların ve mesanenin yeniden eğitimi amaçlanmaktadır. “Levator ani” dediğimiz kasların kuvvetini ve dayanıklılığını geliştirmek için hastalara pelvik taban kaslarını nasıl çalıştırabileceğini öğretmek gerekir. Bu kasların kasılması, kalça kaslarının ve karın kaslarının kasılması ile uyumludur. Dikkatli bir eğitime rağmen, eğer hasta istemli kasılmaları yapmada güçlük çekiyorsa eğitim için başka fizyoterapi yöntemlerinden yardım alınmalıdır.
Kullanılan yöntemleri sıralayacak olursak:
Mesane eğitimi, özellikle idrar kaçırmamak için her fırsatta tuvalete gitmeyi alışkanlık haline getirmiş hastalara verilmelidir. Eğitim öncesi, hastanın idrar kaçırmasının ne kadar sıklıkta ve ne miktarda olduğunun değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu değerlendirme frekans/hacim çizelgesi ile yapılmaktadır, çizelgenin işleyişi aslında hastaya göre değişkenlik göstermektedir. Hastadan günün hangi saatinde tuvalete gittiğini ve her tuvalete gittiğinde boşalttığı idrar miktarını, günün saatlerine bölünmüş bir çizelge üzerinde işaretlemesi istenmektedir. Bu çizelge sayesinde idrar kaçırmanın meydana geldiği süre yaklaşık olarak hesaplanabilmektedir. Hastaya sıvı verildiği halde tuvalete çıkma zamanı 2 saatten 4 saate kadar artan bir zaman periyodu içinde geciktirilmeye çalışılmaktadır. Bu eğitim verilirken hastanın idrarı tutma yeteneğinin gelişmiş olması gerekir.
Pelvik taban kas eğitimi, amacı zayıflamış olan kasların kuvvetlendirilmesi ve enduransının artırılmasıdır. İlk olarak 1948 yılında Kegel tarafından tanımlanmış ancak sonradan farklı varyasyonları geliştirilen egzersizler ile uygulanabileceği gibi, biofeedback cihazı yardımı ile de uygulanabilir.
Egzersiz, ilk başlarda egzersizler sandalyede oturma pozisyonunda dizler destekli ve ayaklar hafif yanlara açık olacak şekilde başlanmalıdır. Bu pozisyonda hastadan pelvik taban kaslarını başlangıçta uyluk ve kalça kaslarından ayırt etmesi sağlanarak daha sonraları ise kasları kullanmadan kasması istenir. Egzersiz esnasında fizyoterapist hastanın kalça ve karın kaslarının kasılmasını kontrol etmelidir. Ayrıca egzersizler sırasında nefesini tutma veya ıkınma gibi karın içi basıncı artıran aktivitelerden kaçınılmalıdır.
01.08.2023 - 18:36
11.07.2023 - 22:49
30.03.2023 - 14:47
13.03.2023 - 09:25
14.02.2023 - 11:23
02.02.2023 - 10:39
Yorum Yap
E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir.
Henüz yorum yok